Son güncellenme :30.11.2015 15:09
468x90 reklamlar alanı kodu

Anasayfa > Alt Manset, Belçika, Gazete, Manset > Basın kartları ekmek gibi mi dağıtılıyor, hem de kimlere?

30.11.2015 Pts, 15:09

Basın kartları ekmek gibi mi dağıtılıyor, hem de kimlere?

KENAN Erer,Belçika’da kendini iyi pazarlayan gençlerden biri olarak öne çıktı..Orkestrası eşliğinde en içli,en kıvrak şarkıları seslendiren Kenan Erer’i daha sonra medya dalında görmeye başladık. Kendine yetemeyen genç iş adamlarının çevresinde,bazı kıytırık siyasilerin basın danışmanlığında Kenan Erer boy gösterdi. Sonra Gold FM bünyesinde ‘ Karganın Kahvaltısı’ adlı bir program yapan animatör olarak karşımıza çıktı.
Programına katılanlarla tartışan ve kendi doğrularını,dinleyenlere dayatan Kenan Erer’in en iyi dinleyicileri şüphesi, Ömer Yıldız,Gürsel Kum ve Metin Edeer oldu..
Her nedense,Kenan Erer’in işine son verildiğini aşağıdaki yazıdan anladık. Bu yazıyı yayımlayan arkadaşımız Cafer Yıldırımer’in hoşgörüsüne sığınarak burada yayımlıyoruz. Amacımız okuru bilgilendirmek,haberdar etmek tabii ki?

KARGA SUSTU!
Gold Radyo’da her sabah yayınlanan Karganın Kahvaltısı programı, bir grup vatandaş tarafından uygulanan baskılara yenik düştü.

30 Kasım 2015 tarihinde son yayınını yapmaya hazırlanan Karganın Kahvaltısı programının yapımcısı Kenan Erer, baskıların gezi olaylarından bu yana sürdüğünü ve son dönemde dayanılmaz hale geldiğini ancak kurumu zora sokmasından dolayı programın sona erdiğini açıkladı.

Kenan Erer’in konuyla ilgili basına gönderidiği bildirinin tam metni:

Değerli dinleyicilerim,

Karganın Kahvaltısının sonuna geldik. Yarın sabah saat 08.00’da, Karga son kez mikrofonun başında olacak. Belçika’daki tek Türkçe Radyo olan Goldfm uzun zamandır bu program ve şahsım üzerine yoğunlaşan baskılara karşı civanmert bir direniş sergilemiştir.

Kurumuma bugüne kadar sergilemiş oldukları bu tutumdan dolayı bir ömür müteşekkir olacağım. Fakat bu baskılar, nihayetinde, direnilemez bir noktaya kadar gelmiş ve kurumu zora sokmuştur.

Tüm bu süreci, gezi olaylarından bugüne, 1 yılı aşkın bir süredir ise yoğunlaşarak yaşıyoruz, yakından takip ediyoruz. Bu hafta sonu, Goldfm yönetimi, programın yayından kaldırılmasına karar verdiklerini bana bildirdiklerinde söyleyecek söz bulamadım, çünkü ne kadar zamandır mücadele içerisinde olduklarını biliyorum, bu süreci beraber yaşadık. Toplumun tek radyosunun devamı bir anlamda Karganın susmasına gelip bağlandı, kişiler ve programlar gelip geçicidir önemli olan binbir emekle bugünlere gelmiş bir kurumun yayın hayatına devam edebilmesidir.kenan-erer-

Belçika’daki Türk Toplumunun konuşabileceği tartışabileceği unutulmaz bir program yaptık, herşey gözümüzün önünde oldu, konu buraya kadar geldi. Türkiye’de gazeteciliğin neferi, okulu, sayılacak dağ gibi adamların, cezaevine konulduğu bir dönemde bizim gibi gazetecilik deryasında bir katre olan isimlerin ayakta kalabilmesi ve yaşayabilmesi çok zordu, yine de iyi direndik.

Biliyorum ki, bugün arabanın arka koltuğunda oturanlar, yarın büyüyüp yeni Kargalar olacaklar, özgürlüğün mavi gökyüzünde biz buraya kadar uçabildik, onlar daha uzaklara uçacaklar. Bilginin ve gerçeğin o can sıkan dürüstlüğü bir gün bir yerde başka bir formda yine bu toplumun yüzüne çarpacaktır. Programımın ve şahsımın susması için bir araya gelip, plan yapanlar, kuruma tavır koyanlar, sessiz kalanlar, çekimser kalanlar işsiz kalmamın vebalini bir ömür boyu sırtlarında taşıyacaklar ve fakat gerçeği haykıran kişileri susturmayı başaramayacaklar.

Doğru söyleyenin 9 köyden kovulduğu, bu toplum içerisinde bir kez daha kanıtlanmış oldu. Bu tahammülsüzlük, bu aymazlık, bu baskıcı tutum, bu korkaklık ve sessizlik toplumumuzdaki yozlaşmayı daha da derinleştirmiştir, ahlaksızlığın alkışlandığı dürüstlüğün ise yaşam hakkının bile kalmadığı günlerdeyiz ve Karga bunun son örneği.

Bir grup cesur insanla birlikte, bu zor günlerde topluma bazı gerçekleri ifade etmeye çalıştık, kaybettik. Toplum da bu cesur insanları kaybetti.

Herşeye rağmen güzel bir yolculuktu, sizlerden çok şey öğrendim, radyoda çalışan tüm arkadaşlarımla çok güzel dostluklar kurdum, hepsine teşekkürler. Sabahın köründe yollara döküldüğüm yıllar içerisinde desteğini esirgemeyen eşime teşekkürler. Sabah gözlerini açtıklarında yanlarında beni göremeyen çocuklarıma küçücük yaşta bunun olgunluğunu gösterdikleri için teşekkürler. İstanbul’dan her sabah beni dinleyen anneme babama kardeşlerime teşekkürler. Benim Karga olmamda hepinizin emeği büyük.

Daha özgür bir dünyada görüşmek dileğiyle.

Hoşçakalın

Kenan Erer/29/11/2015-Brüksel

SANALDA BİR YAZI
Gazetemiz Genel Yayın yönetmeni Yusuf Cinal’ın da adının yer aldığı bir yorum sanal alemde yer aldı. Bir ilginçlik vardı.Haberin yanında bir basın trafik kartı ekliydi. Şaşırmadık değil.Haber ya da bilgi ile ne ilgisi vardı? hatta,bu yorumun altındaki isimler oraya neden konmuştu ki?
Fakat şu bir gerçek ki,hem Türkiye’de hem de Belçika’da basın kartlarının ekmek dağıtılır gibi dağıtıldığı idi..
Evet,ekmek dağıtılır gibi dağıtıldığı..
Belçika’da Türkiye’den basın kartı alanların isimlerini duysanız, dudağınız uçuklar!
Ya Belçika’dan basın kartı alanlar?
Sahi sizce basın kartı kimlere verilmeli?
Maçlara gidenlere?
Adamını bulanlara?
Bir müzisyene?
Bir animatöre?
İşsizlik yardımı alana?
Bir kurumda çalışana?
Gerçekten bu işi yapanlara?

İŞTE BUNLARDAN BİRİ DE KENAN ERER KARDEŞİMİZ!Kenan Erer
Belçika’da basın kartı almak için sıkı bir istihbarat incelemesinden geçmeniz gerek.Bunu geçtiğimiz günler bir yazısına sevgili Emin Varol konu yaptı. Ancak görülüyor ki,adamını bulan basın kartını cebe indiriyor,indirebiliyor..
İşte Kenan Erer usta,’ Ben gazeteciyim’diye ahkam bile kesiyor..
Bir müzisyen,bir grafik tasarımcı,bir danışman olan Kenan Erer’e bu basın kartını kim verdi?
Bu işin altında yatan nedir?

PENCAP KAPLANI ŞAH MESUT GERÇEĞİ
Belçika’dan basın kartı alarak Afganistan’a doğru yola çıkan Fas asıllı sözde gazeteciler,Afganistan’ın en güçlü ismi Şah Mesut ile bir röportaj sırasında kameralar patlatır ve Şah Mesut’u orada katlederler!
tarihe damgasını vuran bu olay hafızalardan daha silinmedi.
Terör ve olağanüstü hal ile boğuşan Belçika’da bakınız basın kimlik kartları nasıl dağıtılıyor?
İşte Kenan Erer olayı buna en canlı örnektir!
Maalesef bu duruma Türkiye Cumhuriyeti yetkilileri de alet olmaktadır..
Temiz toplum istiyorsak, işe buradan,habercilerden,medya ve basın mensuplarından başlamak gerek..
Temiz,şaibesiz bir toplum!

KENAN ERER İÇİN YUSUF CİNAL NE YAZDI?br-kenan-a

Bu kart başına bela olabilir?! Bu kartın sana verilmesinde adı geçen Mehmet Koksal’da bunu izah edemez! Sizi Brüksel’de herkes müzisyen ve radyo animatörü olarak tanıyor! Bu kartı nasıl almayı başardınız? Bunu mutlaka izah edecekler vardır.. Bilgi verirseler memnun oluruz..

KADİR ÖZMEN İMZASI İLE YAZILAN NOT

Herkes Karga’nın Sustuğunu yazıyor?
Acaba niye susturuldu?
Neden Sustu?
Kim susturdu?
Ulan kim susturdu Karga’yı,
Karga’yı Susturmak bize mi düştü ?
Can Gitti Dundar Gitti?
Arada bizim Kenan gitti.
Basının özgürlüğü bu ise ben kalemi kırmaya hazırım.
Sevgili Kenan Erer’in idamı hoş olmadı yakışmadı ..
Kenan Erer
Cafer Yildirimer
Suat Bezeng
Sukru Saglam
Veysel Filiz
Serpil Aygun
Yusuf Cinal
Unal Yildirim

 

YORUMLAR

Bu Haber 521 kez Görüntülenip Okundu