Son güncellenme :24.09.2016 12:43
468x90 reklamlar alanı kodu

Anasayfa > Alt Manset, Gazete, Manset, Yazar > Haber bekler mi?

24.09.2016 Cts, 12:43

Haber bekler mi?

Tek kelime ile beklemez.. Böyle bilirdik, böyle öğrendik..Ancak gazeteciliğin temeli olan bu ilke de değişmiş.
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, 23 Eylül 2016 tarihinde saat, 18.00 civarında Türkiye’ye döndü.
Çok önemli bir geziden dönen Cumhurbaşkanı, uçakta, beraberinde götürdüğü Gazeteci arkadaşlara “çok önemli” açıklamalar yapmış. “Çok önemli” olduğunu bir gazeteci arkadaş, uçaktan iner inmez ayağının tozuyla katıldığı bir haber kanalının ana haberinde ve bu sabah yaptığı bir programda söylüyor.
Dahası; bu “çok önemli” açıklamayı, geziyi izleyen gazeteci arkadaşlarıyla yaptıkları “anlaşma” çerçevesinde, ancak yarın yazacaklarını-anlatacaklarını söylüyor. Birbirlerine, yani televizyon temsilcilerinin yazılı basın temsilcilerine haksızlık etmemesi için
bu kararı aldıklarını da ekliyor. Bunların içinde genel yayın yönetmenliği de yapmış arkadaşlarımız var.
Yani bir programın anonsunu yapar gibi, tam bir gündür, bu haberin anonsunu tekrarlayarak, ” çok önemli” açıklamayı daha da merak ettirmeye çalışıyor.
Yani biz, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dün öğle saatlerinde gazeteci arkadaşlarımıza yaptığı açıklamaları öğrenebilmek için bir gün daha bekleyeceğiz.
Neden?
Çünkü uçaktaki Gazeteci arkadaşlarımız aralarında bu haberi bekletmek için anlaşmışlar. “Birbirimize haksızlık olmasın” diye, aynı gün yazalım-anlatalım diye.
Onlar, haberi bekletme kararı alıyorlar, aralarında anlaşıyorlar, aralarındaki, bir gazeteci bile, “arkadaşlar haber beklemez.Bu topluma haksızlık olur. Halkın haber alma özgürlüğüne aykırı davranıyoruz. Adı üzerinde haber. İki gün sonra verilecek bir haber, haber olmaktan güncel olmaktan çıkar. Kamuoyu bu haberi bekliyor” diyerek karara karşı çıkmıyor.Hatta köşe yazarlığı ve genel yayın yönetmenliği yapmış eski gazeteciler bile bu karara karşı çıkmıyor.

Biz de Cumhurbaşkanları, başbakanların uçaklarına bindik. Yurt dışı gezileri izledik.

Ama hiçbir zaman devletin zirvesindeki bir ismin, ABD gibi çok önemli bir ülkeden dönerken, üstelik ülkemizin içinde bulunduğu bir dönemde yaptığı açıklamaları,iki gün bekletme “ahlakını” ve gazeteci “terbiyesini” göstermedik.
Uçaktan iner inmez bürolarımıza koşarak Cumhurbaşkanından dinlediklerimizi aktardık. Hem de birbirimizle yarışırcasına..
Ayağımızın tozuyla televizyona koşarak, spiker arkadaşımıza ve kamuoyuna;
“Evet, Sayın Cumhurbaşkanı çok önemli açıklamalar yaptı. Ancak biz aramızda anlaştık. iki gün sonra yazacağız-anlatacağız. İyisi mi ben size izlenimlerimi anlatayım” demedik, diyemezdik. O dakika gazete ve tv yönetimi bizi kapının önüne koyardı.

Üstelik, Türkiye’nin içinde bulunduğu bu kritik dönemde bu önemli haberi vermeme hakkını, gazeteci ünvanına sahip hiç kimse gösteremez. Gösterirlerse, işte böyle olur..

Hele hele haberin anonslarını yaparak, “çok önemli” haberleri birbirimize haksızlık olmasın diye beklettiğimizi, iki gün sonra yazacağımızı-anlatacağımızı” söylemedik.

Böyle bir şey yapsak ertesi gün, bırakın genel yayın müdürünü haber müdüründen fırça yerdik. Her şeyden önce kendimizden utanır, gazeteciliğimizi sorgulardık..
Emin Varol yazıyor

YORUMLAR

Bu Haber 217 kez Görüntülenip Okundu