Son güncellenme :12.02.2018 13:43

Anasayfa > Alt Manset, Manset, Spor, Türkiye > Sunturas ya da Çağlarca dedikleri

12.02.2018 Pts, 13:43

Sunturas ya da Çağlarca dedikleri

Bir Pazar sabahı ; uykuyu yarı bölerek, sabahın yedisinde yollara düştük. Poyraz Doğa
Gezginleri derneği ile Erdemli Ayyıldız Gezginleri Doğa Sporları Derneği ile birlikte Mersin
Toroslar ilçesi Çağlarca mahallesine birlikte gezide yer aldık.
Otoban sapağından sonra, Gözne- Arslanköy yoluna düştük. Dorukent ( Araplı- Düğdören )
yerleşim yerinde mersin i gören evler yapılmış. Mersin i tepeden gözlüyor. Çamlıdere,
Hacgediği, Aladağ, Borçak derken Yeni Köy de çay molası verdik. Artık Toros Dağları na
ulaşmıştık. Karşıda Bolkar Dağları karla örtülü. Burada yaşam başlamış. Bahçe bakımları var.
Yeniköy den 2 km. uzaklaşınca araçlarımızdan iniyoruz. Yukarıdan aşağı vadiye doğru orman
yoluna sapıyoruz. Toprak yolda yürümek çok zevk veriyor. Uzun süredir, yürümüyordum.
Orman ve Torosların o güzelim kokularını ciğerlilerimize çeke, çeke yürümek.
Yürüdüğümüz vadiye Efrenk Vadisi demişler. Bolkar dağlarının karı eriyip, aşağılara Akdeniz e
ulaşıyor. Bir çağıltı duyuyoruz, bir küçük Şarlak önümüze çıkıyor. Dereye kavuşuyor. İniş bitti,
vadi boyunca yürüme başladık . Adım başı suya karışan derler, sular şakır, şakır akıyor. Sıra,
sıra dağlar yukarılarda gökyüzü ile buluşuyor.
Ara , ara küçük molalar veriyoruz. Erdemli, Silifke gezginleri bir birleri ile tanış oluyor. Daha
önce Erdemli de yaptığımız yürüyüşlerde tanış olduğumuz rehberlerimiz de burada . Sultan
Hanım ve Rabiya Cirit ile eski yürüyüşleri andık.
Bu yürüyüşün rehber Ayyıldız Gezginleri Doğa Sporları Derneği Başkanı Ferhat Adalı, yürüyüş
öncesi bize bilgiler verdi. Yöreyi tanıttı. Her mola yerinde söyleşiler oldu. Sağlı, sollu dereye
karışan sular yukarılardan aşağılara akıyor. Orman içlerinde vadi yakınlarında kivi bahçeleri
kurulmuş, budama, temizlik işleri yapıyorlar.
Her inişin , bir yokuşu varmış derler. Bir de bakıyoruz. Yokuşlar başlıyor. Haritalara bakıyoruz.
Araçla 5 dakika, yaya olarak 30 dakika. Artık yorulmaya , ahlayıp, pohlamaya başladık.
Kayalıklar üstümüze düşecek gibi. Yol boyunca orman işletmesi tıraşlama kesim yaptırmış.
Tomruklar yamaçlardan aşağı doğru sıralı, daha depolarda istiflenmemiş.
Artık şelalenin sesleri geliyor. sonra bizi uzaktan şelale karşılıyor. Yorgunluğumuzu unutup,
şelaleyi görüntüleme yarışı başlıyor. Topluca fotoğraf çekimi yapılıyor. Mola yerimiz ve şelale
karşıda heybetli duruyor. Dikine bir iniş, sonrası bizi köprü karşılıyor. İki seçenek var.
Aracımızın birisi gelmiş, binip mola yerine ulaşmak, diğeri biraz daha yürüyüp, şelalenin
havasını tatmak.
Biraz daha yürüdük. Merdivenlerden aşağı iniyorsun. Korkuluklu merdivenler güzel. Ama daha
güzelini istiyoruz.
“ ah bir teleferik olsa “
Şelale bütün güzelliği ile yukarıdan aşağı akıyor. Suyun rüzgarı yüzümüze değdikçe, ses ile
serinlik bizi dinlendiriyor.
Merdivenlerden ağır, ağır çıkıyoruz. Asfalt yokuş yol bizi biraz zorluyor. Ama tepe de dinlenme
yeri var. Saat 15.00 bulmuş. Karnımız zil çalıyor. Bu yörenin 20.y.y. başında adı olan SANTA
IRAS Lokantasına ulaşıyoruz. Kendi ürettikleri ala balık, tavuk ve bıldırcın, isteyen kendi
azıklarından oluşan yemeklerini vadiye bakarak yiyorlar.
Ayyıldız ve Poyraz Gezginleri burada bir birleri ile vedalaşıyorlar. Çağlarca dan yukarı doğru
aracımız yokuş, yokuşa doğru tırmanıyor, Arslanköy- Mersin yoluna çıkıyoruz. Güzelyayla,
Yeniköy derken, geldiğimiz yollardan iniş, aşağı iniyoruz. Üzerimizde biraz yoğunluk olsa da,
bu kez vadiye yukarıdan bakmak keyifli oluyor.

Akdeniz den Bolkar dağlarına doğru her taraf cennet diyarı, tertemiz, her şey den öteye
yerleşim yerlerinde üretim devam ediyor. Bir de ürettiklerini pazarlayabilseler. Bu yöre insanı
çok mutlu olacak.

YORUMLAR

Bu Haber 56 kez Görüntülenip Okundu