Son güncellenme :08.07.2017 0:20

Anasayfa > Alt Manset, Belçika, Gazete, Manset > Yaptığınız haberi görünce, yazayım dedim!’

08.07.2017 Cts, 0:20

Yaptığınız haberi görünce, yazayım dedim!’

Sevgili okurlar,
Bizim işimiz Türkiye’de ‘adalet ‘için yollara düşenler gibi ‘dürüst, temiz, doğru gazetecilikten’ yana bulunuyor.
İnsanları karalamak, onların geçmişi ile uğraşmak gibi bir derdimiz yok..
Hedefimiz, insanlarımız bilgilendirmek, haberdar etmek ve dilimiz Türkçe’ye yapabildiğimiz kadar katkı yapmak, uyuma destek sunmak, Belçika-Türk dostluğunu geliştirmektir..
Bu vesile ile yolda, izde ortaya ‘gazeteciyim‘diye çıkanların maskesini düşürmektir..
Gelecek nesillere ‘gazeteciliğinde ‘ pek ala meslek olarak yapılabilineceğini kanıtlamak ve göstermektir..
Bize bu yolda, destek olan ışık tutanlara teşekkür ederiz..
BelHaber 

ALLAH’IN BİLDİĞİNİ…
Iyi aksamlar Yusuf bey kardesim
Yaptiginiz haberi gorunce yazayim dedim. Dolasik medya patronunda hersey var.
 Hayali fatura sahte sirket iflaslari, ne ararsan var. Bu kardesimiz Belcika Turkce Medya Birligi’nin para babasi.
 Allahin bildigini kuldan saklamamiz lazim Yusuf bey.
http://www.dhnet.be/actu/faits/patron-inculpe-comme-malfaiteur-51b79835e4b0de6db9834e5a
Hakkinda haber yapilmis. Mahallede dolasanlari ise burada yazmaya utaniyorum. Yaninda calistirdiklarini ozellikle bayanlardan secmesi raslanti 🙂
 Devletten goturdugu paralari siyahtan calistirdiklarina aktariyor. Utanmadan medya birligine iftar yemegi de verdi.
 Hakli olarak artik Brukselde el icine cikamayan kendi birliginde 18 uyenin sadece 4 oyunu alan ve utancindan mahalleye rezil olurum diye bunu haberlerde yazdirmayan Cafer’i de yazmissiniz

Bu işler adam dinlemeye,  ses kayıt etmeye, yandaşa SERVİS ETMEYE, dinletmeye, YAYINLATMAYA benzemez!
Ve adına ‘gazetecilik’ diyecek, kıytırık kağıtlara adınız ‘gazeteci’ olarak geçecek öyle mi?
Önce bir dürüst olun!?
O ‘ŞOVALYE’ DİYE  ‘Tİ’YE ALDIĞINIZ, ALMAK İSTEDİĞİNİZ KİŞİ BELÇİKALI TÜRKLERİN GURURU VE ENÇOK SEVDİĞİ SİYASETÇİDİR!
SAHİ NE ALIP, SATIYORSUNUZ!?
MEYDAN BOŞ ÖYLE Mİ?

Yazilacak cok sey var. Herkesin arkasindan konusan. herkesin arkasindan is ceviren. Gizli gizli kayitlar yapan bu dolanisik kisiden gazetecilege sadece leke gelir. Ortagi Sukru ile fetoculerden aldiklari ilanlari ne cabuk unuttular. Dindar gozuken ama paraya tapan biri. Gozunu kirpadan herkesi satar.
Yazin ve bizi aydinlatin bu konularda. yaptiklari yanlarina kar kalmasin.
Emir Kir kardesimiz gibi bu toplumun londeri olmayi basarmis politikaciyi harcamaya calisiyorlar. Demek yal gelmedi. Emir bunlarain onune ucbes kurus atsin her sey yoluna girer.
 Para karsiligi nasil haber yaptiklarini gormek icin secim ncesi cikan yenihaber gazetelerine bakin. Sadece para aldiklari politikacilarin haberleri ve roportajlari var.
 Allaha emanet olun.
Saygilarimla
Yılmaz Sönmez

NAM-I DEĞER CEVİZ KIRAN/BAKİ CEVİZ MAHLASI İLE CAFER YILDIRIMER’İN YAZDIKLARINI DA OKURLARIMIZ İLE PAYLAŞIYORUZ..

( Yusuf Cinal’ın NOTU: Bu yazıda yer alan isimler, tiplemeler ve anlatım ile ilgili hiç gocunacak bir yanımız yok. Arkadaşın hayali çok geniş, kendisine tavsiyemiz, gerçekleri, dürüstçe, korkmadan cesurca yayınlaması ve kimlerin sesini kayıt etti, kimlerin videolarını, ses bantlarını ona buna servis etti,BUNLARI DA YAZMASIDIR…
Lütfen bunları çıkıp açıklamasını bekliyoruz.. Mesela bize UETD yöneticilerinden F.S’nin video bandını neden  yayınlanmak üzere gönderdi. Adının neden gizli tutulmasını istedi? Bunları okurları bilse iyi olmaz mı?  Ayrıca  bizim sesimizi  kayıt edip, Bay BTMB Başkanı Hüseyin Dönmez’e servis etmediniz mi? Bay Başkan Hüseyin Dönmez etik-medik dinlemeden bu bantı, bu özel kişisel hak gasbını yapmadı mı?
Bay Başkan Hüseyin Dönmez, yazılar yazdığı,haberler yaptığı gazeteden neden kapıdışarı edildi ki?
Bunları yazmayıp, masallar anlatacaksın..Ah yavri, masal devri bitti, dijital devir başladı.. Ön cebinde kayıt ettiklerinden bir haber ver!?
Bu uçuk, kaçık bilgiler ile kimseyi kandıramazsın..
Gel hastaneye gidelim, millet şahidimiz olsun, bakalım, kim hasta, kim sağlam!..
Ah yavri biz aklımızı peynir ekmek ile daha yemedik!
Meydan burası..
Varsa hünerini görelim..
Bak elin oğlu,yukarıda  neler döktürüyor,bir de belgeleri ile..
Bi vesikalık çeksene Cafer!

BAY CEVİZ KIRAN YAZIYOR?
Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba sevgili, değerli, kıymetli ve cahil okuyucularım. Biliyorum, yazmayalı epey zaman oldu. Arada sırada, şu olmayan aklıma bazı konular geliyor, bir şeyler karalayayım diyorum ancak o kadar karalıyorum ki, sormayın gitsin. Ben bile okuyamıyorum. Allah’tan bizim editor var. Ben ona dikte ediyorum, o da bir şeyler karalıyor işte bu şekilde ortaya bir yazı çıkıyor.Her neyse, gelelim konumuza…“Sahi konu neydi ya?” Kusura bakmayın, arada sırada Alzheimer’im nükesediyor. Alzheimer demişken aklıma bu konuda bir fıkra geldi. “Doktor hastasına, Alzheimer hastası olduğunu söyler. Hasta doktora sorar: “Çok kötü bir hastalık mı?” Doktorsa: “Hayır! Eve gittiğinizde zaten unutacaksınız…” diye cevap verir. Hahaha çok komik.Tamam şimdi aklıma geldi… Şu bizim Patangonya’nın Türkçe medyası. Türkçe medya demişken, şunu bilmenizde fayda var. Patagonya’da Türkçe medya ikiye ayrılır. Bir yanda PTMB (Patagonya Türkçe Medya Birliği) üyeleri, diğer yanda ise bencil megalomanlar ordusu. Duyduğuma göre, başını bir şizofrenin çektiği bu kitle, yakında yeni bir oluşuma gidecekmiş. PBMB adında bir dernek kuracaklarmış. Başkanı da Josef Chanel ismine biri olacakmış.

İlk başta çok tuhafıma gitti. Kendi kendime “PBMB diye dernek ismi mi olur lan?” diye sormaktan edemedim. Konuyu derinleştirmek üzere işe koyuldum ve konuyla ilgili bir röportaj yapmak üzere Josef Chanel’i aramaya karar verdim. Josef’in telefon numarası bende kayıtlı olmadığı için aklıma Patagonya’nın Türk kökenli siyasetçilerini arayıp Josef’in numarasını istemek geldi. Aziz-Yakup Belediye Başkanı Emre Ala olmak üzere, Patagonya Federal Milletvekili Vedi Yücel, Patagonya Bölge milletvekillerinden Edip Izgara, Hayrun Nisa, Şevki Lekesiz ile Hüsnü Kuzucu, Starbucks Belediye Başkan yardımcılarından Nahit Kısa ile Salih Başsal, Starbucks Belediye Meclis üyelerinden Muhlis Baştan, Deniz Kılıç, İsmail Döner ile Mine Sinmez ve Aziz-Yakup Belediye Başkan Yardımcısı Kadri Özvillacı gibi isimleri arayıp, Josef Chanel’in numarasını istedim. Söz konusu gazetecinin ismini duyan siyasetçi, cin görmüşcesine telefonda bir “Igh” sesiyle birlikte telefonu yüzüme kapattılar. Bir yandan kendi kendime “Allah, Allah” dedim, diğer yandan ise biraz tedirgenleşmeye başladım. Anladım ki, bir sıkıntı var. neyse ki, numarasını bizim editordan aldım. Bizim editor bana Josef’in numarasını verirken, kendisinden almadığıma dair söz verdirdi. Bu konuda ağzım sıkıdır. Benden yazı çıkar ama laf çıkmaz.

En sonunda aradım muhterem Josef’i. Telefona çıkar çıkarmaz, daha selam verecektim ki, “Alooo ilan için mi aradınız” diye seslenen Jozef’in o itici sesini duyar duymaz, birkaç saniye içinde öbür aleme bir gittim, geldim. Karşı tarafa “Bir dakika müsade” dedikten sonra lavaboya gidip, elimi yüzümü yıkayıp, bir de abdest aldım ve tekrar kendime geldim. O an siyasetçileri bir nebze olsun anlamış oldum. Neyse ki, şuurum yerine geldi. Kendi kendime “Galiba bu adamın selam verme şekli bu” diye düşündüm. Kendisine telefonda ilan için olmadığını başka bir konuda görüşmek istediğimi söyledim fakat bu görüşmenin mümkün olmadığı ancak ilan karşılığında görüşebileceğini söyledi. Hemen vakit kaybetmeden Patagonya’nın Türk esnaflarını dolaşmaya başladım. Jozef Chanel ismini duyduktan sonra “Eyvah o mu geliyor?” diyerek kepenk indirenlere bile şahit oldum. En sonunda kendi kendime dedim ki “Bu iş böyle olmayacak” ve kendi cebimden ödemeye karar verdim. Kendisini aradım ve durumu izah ettim. Kendisi de bana “Senin paran yetmez ama bir şeyler bul sıkıştır” dedi.

Buluşma yerine gittim. Karşıma iri yarı, çatık kaşlı, ürkütücü ve iri cüsseli birini beklerken, ufak tefek fare yapılı birini buldum. İçimden “Vay arkadaş bu mu milleti bu kadar korkutan” demeye kalmadı. İlk sözü “Hani ilan” oldu. “Tamam, sen al şu telefonumu” diyerek telefonumdan sim kartımı çıkardım ve bu şekilde ilan anlaşmasını yaptık. İlan anlaşmasından sonra bir hayli rahatlayan Josef, bana Patagonya’da ilan almanın zorluklarını ve ilan olmadan yaşam mücadelesini sürdüremeyeceğinden söz etti. İki saatlik bir “Kafa ütüleme” seyansından sonra tek taraflı yapılan sohbet esnasında kendisinin duayen yani baş papaz olduğunu ve Patagonya olmak üzere dünyanın ilk ve tek gazetecisi olduğunu öğrendim. Her iki sözünün birinde “Ben” kelimesini kullanan Josef, yaşlılığın verdiği durumdan ötürü şizofreni hastalığına yakalandığını fakat haplarını sürekli kullandığı zaman durumunun biraz hafiflediğini anlattı. Sohbetin ardından kendisine birkaç soru yönelterek kendisiyle bir röportaj yaptım. İşte o röportajın detayları.

  • Baki Ceviz: “Josef Bey, PTMB’nin dışında olan gazetecilerle birlikte yeni bir oluşuma gidiyormuşsunuz. Tam olarak nedir bu oluşum?”

Josef Chanel: “Evet, bizler, yani bu PTMB’nin dışında kalanlar olarak yeni bir oluşuma gitme kararı aldık. İlan var mı ilan? Çünkü benciller olarak bunu yapmamız gerekiyordu. Yani bu da gerekli.”

  • Baki Ceviz: “PBMB adında kuracağınız derneğin uzantısı ne anlama geliyor?”

Josef Chanel: “PBMB’in uzantısı Patagonya Bencil Megalomanlar Birliği. Biliyorsunuz bizler, hem benciliz hem de megaloman. Bu arada ilan var mı ilan? Hay aksi ağız alışkanlığı.”

  • Baki Ceviz: “Peki hangi isimler var derneğinizde?”

Josef Chanel: “Kimler yok ki? Baştan Ben. Zaten ben o derneğin hem başkanı hem sekreteri hem de muhasibi olacağım. İlan var mı ilan? Erkete Votka da bizimle beraber olacak. Hani şu matbayı icat edenler yok mu? Allah kendilerinden razı olsun. Bu arkadaşlar olmasaydı şimdi nasıl gazete çıkaracaktık ve ilan alabilecektik? Yıl olmuş 2017, teknoloji almış başını gidiyor, Amerikalılar uzaydaki akrabalarıyla iletişim halindeler ama biz baskıya önem veriyoruz. Çünkü işin ucunda ilan var. Ayrıca Erkete Votka çok değerli birisi. Gazeteci kimliğinin yanı sıra hem tiyatrocu, hem bilgisayarcı, hem siyasetçi, hem sanatçı hem de… başka ne vardı ya. Diğer yandan Erkete’nin eşi de var. Persil Yıldızsene O da kendisi gibi megaloman ve matbayı icat edenlerden. Çok güzel ilan alır. Bu konuda ben bile kendisine hayranım. Tam anlamıyla kendini beğenmişin teki. Profili tam bize göre. Bu arkadaşların yanı sıra, Nadir Bozmen de var. Çok güzel adam çarpar ve çok güzel küfür basar. Siz bir de onu içince görün… Telefonu boru gibi öttürür. Ayrıca on numara tırnakçıdır. O da tam bizlik. Piyasada bize katılabilecek profilleri taşıyan başka arkadalar da var. Onlara da kapımız açık lakin profillerimize uyacaklar. Dürüst ve düzgün insanları aramızda görmek istemiyoruz. Bu arada ilan var mı ilan?”

  • Baki Ceviz: “Hedefleriniz tam olarak nedir?

Josef Chanel: “Hedeflerimiz, bir yandan Patagonya Türkçe Medya Birliği ile mücadele etmek ve onları bitirmek. Zaten onlar bitince bize madalyon takacaklar. Diğer yanda ise götürebildiğimiz kadar ilan götürmek. Tabi, bu ilanları da götürürken, piyasanın altını üstüne çevirmek kaydıyla her türlü yöntemlere başvurmak. Şantajdan, yalan haberlere, iftiralardan karalamaya kadar her yol mübah. Sahi, ilan var mı ilan?”

  • Baki Ceviz: “Peki bu şekilde gazetecilik yaptığınız zaman size karşı koyanlar olmuyor mu?”

Josef Chanel: “Olmaz mı? Bazen sağlam kayaya çarpıyoruz, onlarda bizi ufalayıp geçiyorlar. Kimi zaman gözümüz morarıyor, kimi zamansa ufak sıyrıklarla atlatıyoruz. Ancak bu aralar benim şizofren azdığı için olayları karıştırıyorum ve işimi düzgün yapamıyorum. Yani kime ne zaman saldırdığımı unutuyorum. İlan var mı ilan? Hatta kimden ne zaman ilan aldığımı bile unutuyorum. Benim şizofren biraz Alzheimer’e çevirdi.”

  • Baki Ceviz: “Erkete Votka ile bir süre öncesine kadar anlamaşıyordunuz. Şimdi ne oldu da ayrılmaz ikili oldunuz?”

Josef Chanel: “Çıkar meselesi yok mu çıkar meselesi. Evet anlaşamadığımız doğruydu. Bazı ilanları paylaşamıyorduk. Ancak düşmanımın düşmanı dostumdur hesabı, bir de orta yere, ikimize kemik atılınca, bir yanını ben, diğer yanınıysa o alıyor. Bu şekilde anlaşıp gidiyoruz işte. İlan?”

  • Baki Ceviz: “Peki ya yarın o kemikler, pardon ilanlar bitince?”

Josef Chanel: “Bizde bir söz var; “Deveye diken, adamı seven” diye. Bu söz bizim adeta ana felsefemiz haline geldi çünkü bu piyasada bu söze layık çok sayıda insan var. Bu kategoriye uyan insan topluluğu var olduğu sürece, bu piyasada bizim sırtımız yere gelmez. Hadi ver artık şu ilanı!!!”

Baki Ceviz, nam-ı diğer Bay Ceviz Kıran

VATANDAŞI KİN VE NEFRET SÖYLEMİNE DAVET HA!
Belçika’da yasalar,ırkçılık,ayrımcılık yapmayı ve kin,nefret tohumları atmayı,insanları şiddete daveti,bölgeciliği kabul etmez.. İşte Cafer  kardeşimiz zoru görünce hemen başkalarının yaptığı gibi ‘bölgecilik’ ,’dar bölge milliyetçiliği’ yaparak,insanları bize saldırtmaya teşvik ediyor..
Bu ülkenin kanunları olduğunu,mahkemelerinde hakim ve savcıların bulunduğunu biliyoruz..
Buyrun belgeye bakınız..Nam-ı Değer Baki Ceviz(Cafer yıldırımer)  neler saçmalamış? Kimin hasta olduğunun kanıtı burada…

Bİ VESİKALIK ÇEKSENE CAFER!

 

YORUMLAR

Bu Haber 212 kez Görüntülenip Okundu